Daha önceki bir günlük girdisinde de bahsettiğim gibi, benim GNU/Linux maceram, 2003 yılında Chip dergisinin verdiği Redhat 9 ile başladı. O zamanki bilgisayarımın zayıflığı yüzünden Redhat’i doğru dürüst kullanamamış olsam da Redhat 9 sayesinde KDE ile tanışmış oldum… Dolayısıyla benim GNU/Linux’ta masaüstü ortamı olarak ilk göz ağrım KDE’dir. O yüzden hep KDE’ye karşı bir sempati beslemişimdir içimde…
Redhat’ten sonra bir süre Knoppix’in Çalışan CD’si ile oyalandım. Knoppix’te de KDE vardı ve bu dağıtım bana GNU/Linux’un temelleri konusunda epey fikir verdi.
Redhat 9 ve Knoppix’ten sonra GNU/Linux’la ilk ciddi temasım Opensuse’nin şu anda numarasını hatırlamadığım bir sürümü vasıtasıyla oldu. Kendimi “GNU/Linux kullanıcısı” olarak tanımlamaya başlamam da Opensuse’yi kullandığım döneme denk gelir. Opensuse’de de varsayılan olarak KDE masaüstü kullanıldığını hemen belirtelim…
Opensuse’den sonra 2005 yılında bir süre Ubuntu’nun “Breezy Badger” adlı sürümünü kullandım. Böylelikle GNOME ile de tanışmış oldum. GNOME’yi KDE kadar sevememiş olsam da bu masaüstü ortamının sadeliği ve şıklığı beni her zaman etkilemiştir.
Ubuntu’dan sonra çok uzun bir süre Pardus kullandım. Pardus’ta KDE’yi iyice tanıyıp sevdim.
Pardus maceramın sona ermesiyle birlikte Kubuntu’ya geçtim ve KDE4 kullanmaya başladım. Açıkça söylemek gerekirse KDE4 başlangıçta hiç hoşuma gitmedi. KDE’nin efsane sürümü olan 3.5′ten sonra karşılaştığım bu yeni KDE’ye epey burun kıvırdım… Ama bir süre sonra KDE4′e de alışır gibi oldum…
KDE4 şu anda olmasa bile gelecek için çok önemli yenilikler vaat ediyor. KDE4 uygulamalarının başarısı ve sağlamlığı herkesçe bilinen bir gerçek. Örneğin ben K3B yazılımı kadar yetenekli bir CD-DVD yazma aracını GNOME’de bulamıyorum… Ayrıca QT arayüzü sayesinde KDE4 oldukça şık bir görünüme de sahip… Ancak itiraf etmek gerekirse KDE4′te beni rahatsız eden bir şeyler var…
İngilizce’de “featuritis” diye bir kelime vardır. Featuritis, “özellik” anlamına gelen “feature” ile Yunanca “-itis” ekinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir kelime…
“-itis”, Yunanca’da iltihaba bağlı hastalıkları anlatmak için kullanılan bir son ektir. Biz bu eki Türkçe’de “-it” şeklinde kullanıyoruz. Mesela “bronşit” (bronchitis), kelime olarak “bronşların iltihaplanması” anlamına gelir. “Hepatit” (hepatitis) “karaciğerin iltihaplanması” demektir. “Sinüzit” (sinusitis), “sinüslerin iltihaplanması”dır… Bu ek; artrit (arthritis), cincivit veya gingivit (gingivitis), kolit (colitis), faranjit (pharyngitis), gastrit (gastritis), sistit (cystitis) ve bunun gibi onlarca kelimede daha geçer…
Bu ekin “feature” kelimesine getirilmesiyle ortaya çıkan “featuritis” kelimesi ise “aşırı özellik eklenmesinden dolayı işlevsiz hale gelen yazılımlar”ı tarif etmek için kullanılır. Yani “featuritis” bir nevi “yazılımın iltihap kapması”dır. Açıkçası ben de zaman zaman KDE4′ün “featuritis”e yakalandığını düşünmüyor değilim. Özellikle KDE4 menüsünün karmaşıklığı bazen insana “illallah” dedirtebiliyor…
Ben bir sitede KDE4′ü anlatmak için şöyle bir resim kullandıklarını görmüştüm:

Şu da aynı sitede GNOME’yi anlatmak için kullanılan resim:

Gerçekten de bu iki resmin KDE4 ve GNOME’yi çok iyi betimlediği aşikar…
KDE4′ün aksine GNOME, kullanıcılarına olabildiğince sade bir masaüstü deneyimi sunuyor. Ayrıca GNOME’yi yıllar önce kullanmış bir kimse, bugünkü GNOME’ye alışmakta da zorlanmayacaktır. Ancak KDE için bunu söylemek pek mümkün değil. KDE4, KDE3.5′ten o kadar farklı ki, hiç bilmeyen birisi bu iki sürümün aynı masaüstü ortamına ait olduğuna inanmakta zorluk çekebilir.
Elbette kimisi için GNOME’nin bu sade ve gelenekçi yapısı dezavantajken, KDE’nin kendisini sürekli değişime açık tutması kimileri için avantaj olabilir, ya da tam tersi…
Ayrıca pek çok insan GNOME’nin KDE’ye göre daha hafif ve hızlı bir masaüstü ortamı olduğunu da söylemektedir…
GNOME ve KDE, GNU/Linux dünyasının iki güzide yazılımı. Gerek yerli, gerekse yabancı sitelerde GNOME ve KDE’nin karşılaştırıldığını sık sık görüyorum. Ben de istihza.com kullanıcılarının GNOME ve KDE4 hakkındaki düşüncelerini merak ettiğim için, bu siteyi takip edenlerin hangi masaüstü ortamını daha kullanışlı bulduklarını öğrenmek amacıyla küçük bir anket hazırladım. Anket sorumuz şu:
“Sizce GNOME mi daha kullanışlı yoksa KDE4 mü?”
Ankete sayfanın sağ tarafındaki “Polls” başlığı altından erişebilirsiniz…
Elbette bizim amacımız burada herhangi bir masaüstü ortamını göklere çıkarırken, öbür masaüstünü yerin dibine sokmak değil. KDE ve GNOME farklı zevklere hitap ediyor. Birini sevmeyen, rahatlıkla ötekini kullanabilir. Zaten o yüzden anket sorusunda “hangisi iyi?” veya “hangisini beğeniyorsunuz?” gibi bir soru sormaktan kaçındım.
Ben bu anketin bizi somut bir yere götürmesini elbette beklemiyorum. Çünkü dediğim gibi, masaüstü ortamı seçimi çoğunlukla zevk meselesi. Benim burada amacım sadece istihza.com takipçilerinin, “kullanışlılık” açısından ne düşündüğünü öğrenmek ve “bol özellik sunma” yaklaşımının, insanların gözünde kullanışlılığı artırıp artırmadığını anlamak. Tabii buradan çıkacak sonuç, yeni bir GNU/Linux dağıtımı hazırlamak isteyen arkadaşların, varsayılan olarak hangi masaüstü ortamını tercih edeceklerini belirlemelerinde bir miktar yol gösterici de olabilir, değil mi? (bkz. “züğürt tesellisi”)
Sevgiler,
istihza
istihza GNU/Linux anket, featuritis, GNOME, KDE, KDE4
Son Yorumlar